Dizanteri Ateş Yapar mı?
Hepimiz bir noktada garip bir mide ağrısı yaşamışızdır. Hele bir de tuvalete koşarken bir yandan da insanın içinden “acaba dizanteri miyim?” diye geçirmediği anlar pek nadirdir. İşte, tam bu noktada dizanteri devreye giriyor ve bir anda hayatımızı alt üst edebilecek kadar önemli bir konu haline gelebiliyor. Ama gerçekten dizanteri ateş yapar mı? Hayatımda iki gün üst üste tuvalete gitmek zorunda kalmam, dizanteriyi aklımın ucundan bile geçirmeme yetti. Ancak, bu soru biraz daha ciddi, biraz daha tıbbi bir hal alıyor.
Gelin, hem mizahi hem de doğru bir bakış açısıyla bu soruyu keşfe çıkalım!
—
Dizanteri Nedir? Kısa Bir Giriş
Öncelikle, dizanteri nedir diye soracak olursanız, basitçe, bağırsaklarda enfeksiyon nedeniyle ortaya çıkan ishal türüdür. Bu enfeksiyon, çoğu zaman bakteriyel ya da parazitik kaynaklardan gelir ve tuvalet ziyaretlerinin sayısını arttırarak insanı oldukça zor duruma sokar. Ayrıca, bir de ateş ve karın ağrısı gibi şikayetlerle gelir. Bütün bu belirtilerle başa çıkmaya çalışırken, insanın içinde de “bu neyin nesi ya? Sadece bir mide bağırsak sorunu mu, yoksa ciddi bir şey mi?” sorusu belirir.
—
Dizanteri Ateş Yapar Mı?
Şimdi gelelim asıl soruya: Dizanteri ateş yapar mı?
Evet, yapar! Yani, basitçe, bir bakteri ya da virüs tarafından tetiklenen dizanteri, ateşi de beraberinde getirebilir. Vücudun, bu enfeksiyona karşı verdiği tepki olarak ateş yükselir. Düşünün, vücudun içindeki savaş bir yanda devam ederken, siz hala tuvalete koşarken bir yandan da koltuğa doğru çöküp, “Ben ne yaptım?” diye düşünebilirsiniz.
Ve şu da var: Yüksek ateş, sadece bir hastalığın belirtisi değildir; bazen vücudun kriz anındaki bir nevi ‘panik’ gösterisidir. Ama tabii her ateşin dizanteriden kaynaklanmadığını da unutmamak gerekir. Yani, eğer biraz fazla ağır yemek yediyseniz ve sabah bir miktar ateşliyken kalktıysanız, bu durumun dizanteriyle hiçbir ilgisi olmayabilir. Kendinizi tanıyın, ruh halinizi, mideyi, bir de o ekstra fazlalıkları bir gözden geçirin.
—
Bir Akşam Yemeği, Bir Soru ve Kendi Kendine Konuşmalar
Mesela, geçen gün bir arkadaşımın doğum günüydü. Ne yalan söyleyeyim, beni bu kadar heyecanlandıran başka bir şey yoktu. Kendisinin “Yine mi risotto?” dediği o akşam yemeğini yerken, bir yandan da içimden, “Emin misin, bunu yiyip yiyeceğim? Yoksa akşam evde dizanteri mücadelesine mi başlıyorum?” diye düşünüyorum. Sonrasında, herkesin keyifle yemek yerken ben bir yudum alıp, midenin tepkisini izlemeye başlıyorum. “Hadi bakalım, bakalım bu akşam başıma ne gelecek?” diye içimden geçiriyorum. Sonrasında “Aman tanrım, ateşim mi var?” diyerek cep telefonunu elime alıyorum ve anlık ateş ölçer uygulaması aramaya başlıyorum.
Durum: Tamamen gerilim filmi.
Tabii bu kadar panik yapacak bir şey yok, sadece fazla yediğimden midenin biraz rahatsız olmasıydı. Ama bu düşüncelerle ve biraz da espri yaparak, “Hadi, bu dizanteri sorusu hakkında ne düşünüyorum?” sorusuna geri dönüyorum.
—
Dizanteri ile Gündelik Hayatta Karşılaşmak
Geldik o zamanki klasik soru: Dizanteri gerçekten ateş yapar mı? Yani, günümüz yaşam tarzında her şey çok hızlı ve bazen bir arkadaş ortamında sıradan bir şaka bile bir gün sonra hayatımızı çok daha ciddiye almamıza neden olabilir. İyi de, bu sürekli “dizanteri ateş yapar mı?” sorusu hayatın merkezine mi oturmalı? Tabii ki hayır. Ama hayatta pek çok şeyin gerisinde bir gerçek var, onu fark etmek lazım.
Bir arkadaşımın dilinden çıkan şu cümleyle örnek verelim: “Yani, tuvalet krizi, dizanteri değilse ne yapalım?” Ben de “Bence ikisi de birbiriyle gayet ilgili, bana sorarsan dizanteri bir tür tuvalet hayatı simülasyonudur” diye karşılık veriyorum. Şaka bir yana, eğer gerçekten ateşiniz varsa, endişelenmekte haklısınız. Ama tuvalet istismarını da unutmayın!
—
İç Ses: “Beni Hiç Kimse Anlamaz!”
Bir de iç ses vardır, değil mi? Bir insan hastalandığında, iç ses hemen devreye girer: “Benimle gerçekten ilgilenen var mı? Şu hastalıkları başkalarına anlatmak ne kadar sıkıcı! Kimse beni anlamıyor!” diye düşünürken, birkaç dakikada iç ses insanı ciddi şekilde yalnızlaştırabilir. Oysa dışarıda herkes normal şekilde bir şeylere gülerken, biz o insanın yerinde olamayız. Öylece oturur ve yavaşça bir şekilde düşünürüz.
İç ses: “Bir dakika, ateşim falan mı var?”
Ben: “Sana ne? Sadece kendini dert etme.”
İç ses: “Ama dizanteri… Biri bana çorba versin!”
O esnada bir de çorba fikri gelir. Çorbanın başında gerçekten hastalığa dair çok fazlası vardır. Çorba hastalığın kesin ilacı gibi bir şeydir. Dizanteriyle savaşıyorsanız, şüpheye düşmemek için biraz da olsa istikrarlı bir çorba almayı deneyin.
—
Sonuçta Ne Oldu?
Sonuç olarak, dizanteri ateş yapabilir. Bunu düşündüğünüzde, en basit şeylerin bazen aslında düşündüğümüz kadar basit olmadığını fark ediyorsunuz. Hemen bir yere koşmaktansa, kendinizi dinlemeyi öğrenmelisiniz. Evet, belki biraz fazla şüpheciyim, belki biraz espriliyim. Ama bu şüpheci yaklaşım da bazen sizi doğru yola götürebilir.
Yani dizanteri ateş yapar mı? Evet, yapabilir! Ama her ateş de dizanteriden kaynaklanmaz. Durumunuzu anlamak için kendinizi tanıyın, korkularınızla dalga geçin ama gerçeği de göz ardı etmeyin. Eğer bir hastalıkla ilgili şüpheleriniz varsa, profesyonel bir yardımı her zaman tercih edin. Hem sonra kim bilir, belki sizin için bir başka doğum günü partisinde, bu yazıyı okuyan birisi “Ateşim mi var?” diye sorar. O zaman ne yapacağınızı biliyorsunuz: “Çorba!”