Üniversitede Eğitim mi, Öğrenim mi?
Eğitim ve Öğrenim Arasındaki Fark
Eskişehir’de üniversitede çalışan bir araştırmacı olarak, bazen öğrencilerle sohbet ederken bir kelimeyi yanlış kullanmalarını görüyorum: “Eğitim” ile “öğrenim” arasındaki farkı çoğu kişi tam olarak bilmiyor. Bu da doğal olarak kafa karıştırıcı olabiliyor. Hadi gelin, bu iki terimi daha anlaşılır bir şekilde ele alalım ve günlük hayatla nasıl ilişkilendirebileceğimizi keşfedelim.
Eğitim: Bir Rehber Gibi
Eğitim, genellikle bir öğretmenin veya eğitmenin öğrencilere bilgi aktardığı, onları yönlendirdiği bir süreçtir. Yani eğitim, öğretmenin veya eğitmenin öğrencilere öğretme çabasıdır. Üniversitedeki dersler, seminerler, konferanslar, grup çalışmaları gibi birçok etkinlik eğitim olarak tanımlanabilir. Burada öğretmen, bilgi veren kişi olurken, öğrenci de bu bilgiyi alır.
Bir benzetme yapacak olursak, eğitim bir rehber gibidir. Rehber, seni belirli bir yolda yürütür, seni yönlendirir. Seninle birlikte hedefe doğru adım atar. Örneğin, bir dağa tırmanmaya karar verdiğini düşün. Dağa tırmanmanın birçok zorluğu var, ancak bir dağcı rehber seni adım adım o zorlu yolu geçirebilmen için yönlendirebilir. İşte bu rehberin rolü, eğitim sürecinin bir benzeri olarak düşünülebilir. Öğrencinin bilgiye doğru nasıl ilerleyeceğini ve hangi adımları atması gerektiğini anlatan bir öğretmen vardır. Ancak sonuçta bu bir yönlendirme ve aktarma sürecidir.
Öğrenim: Kendi Yolculuğun
Öğrenim ise daha farklı bir kavram. Öğrenim, aslında öğrencinin bireysel çabasıyla gerçekleşen bir süreçtir. Kendi başına düşünme, sorgulama, bilgiye ulaşma ve yeni şeyler öğrenme yeteneğini geliştirme süreci. Kısacası, öğrenim, öğrencinin kendi sorumluluğunda olan, kendi içsel motivasyonu ve çabasıyla gerçekleşen bir deneyimdir. Bir öğretmenin ya da eğitmenin yaptığı aktarmayı bir yere kadar alırsın; ancak öğrenim, senin bunu kendi başına içselleştirmen ve günlük hayata uyarlamanla ilgilidir.
Bir diğer benzetme ile anlatmak gerekirse, öğrenim, dağa tırmandıktan sonra zirveye nasıl ulaşacağını kendi başına çözmendir. Rehberin sana yol göstermiş olabilir ama zirveye çıkacak yolu tamamen senin bulman, denemen ve öğrenmen gerekir. Öğrenim, bu süreçte senin aktif olarak katılım sağladığın, araştırmalar yaptığın, hata yaparak öğrendiğin bir deneyimdir. Üniversitede öğrendiğimiz çoğu şey, aslında kendi başımıza öğrenmemiz gereken deneyimlerdir.
Eğitim ve Öğrenim Birbirini Tamamlar
Peki, eğitim ve öğrenim birbirini dışlayan iki şey mi? Elbette hayır! Eğitim ve öğrenim birbirini tamamlar. Üniversite hayatında, öğretim üyelerinin bizlere sunduğu bilgiler eğitim kısmını oluşturur. Ancak, bu bilgileri içselleştirmek, derinlemesine anlamak ve kendi bakış açımızı oluşturmak, öğrenim sürecini gerektirir.
Birçok öğrenci, sadece ders kitaplarını ezberleyerek sınavlardan yüksek not almak ister. Ancak gerçek öğrenim, sınavı geçmekten çok daha fazlasıdır. Öğrenim, öğrendiklerini hayatına nasıl entegre ettiğinle ilgilidir. Üniversite yıllarının sonunda bir öğrenci, yalnızca akademik bilgileri değil, aynı zamanda eleştirel düşünme, araştırma yapma, bilgiye ulaşma ve kendi fikirlerini oluşturma becerilerini de kazanmalıdır.
Üniversitede Eğitim mi, Öğrenim mi? Ne Düşünmelisin?
Üniversiteye gittiğimizde, çoğumuz daha çok eğitim alacağımızı düşünürüz. Bu gayet doğal çünkü sistem bize öncelikle eğitimi sunuyor. Ancak bir noktada öğrenci olmanın ne demek olduğunu anlamaya başlarız. Gerçek öğrenim, eğitimle başlar ama sonrasında tamamen bizim kendi içsel çabamızla devam eder. Öğrenim süreci, sadece derslerde öğrendiklerimizi biriktirmekle kalmaz, aynı zamanda bu bilgileri dış dünyada nasıl kullanacağımızı da keşfetmemize yardımcı olur.
Örneğin, üniversitedeki bir araştırma projesine katıldığını düşün. Bu proje sırasında öğrendiğin her şey, sadece eğitim olarak kalmaz; aynı zamanda o projeyi yaparken yeni bilgiler öğrenir, farklı bakış açıları kazanır ve araştırma yapma yeteneğini geliştirirsin. Yani, öğrenim süreci aktif bir katılım gerektirir.
Sonuç Olarak
Eğitim, öğrenmenin temellerini atar. Öğrenim ise bu temellerin üzerine inşa edilecek olan deneyimdir. Üniversite hayatında başarılı olmak, her iki süreci de dengede tutabilmekten geçiyor. Eğitimi alırken, öğrenim için de fırsatlar yaratmalı ve bireysel sorumluluğumuzu unutmamalıyız. Öğrenim, gerçekten keşfetmek ve öğrenilenleri hayatımıza entegre etmektir. Üniversitedeki eğitim sürecinde bu farkı göz önünde bulundurmak, hem akademik anlamda hem de kişisel gelişim açısından daha verimli bir deneyim sağlar.